subPage
KÜTÜPHANE

Psikologlar sanal ofisler ile maliyetlerini düşürüyor.

Psikologlar sanal ofisler ile maliyetlerini düşürüyor.

Pandeminin yarattığı kaygı ve endişe hali, psikolojik tedavilere olan ihtiyacı artırırken, uzun süreli kapanmalar psikologları online terapiye yönlendirdi. Zamandan ve mekandan bağımsız hizmet vermenin konforunu yaşayan psikologlar, maliyet tasarrufunu da sanal ofiste buldu. Sanal ofisin resmi iş adresi hizmetiyle ayda binlerce lirayı bulan ofis kiralarından kurtularak kazançlarını ofis kiralarına değil geleceğe yatırabiliyorlar.

Pandemi pek çok meslek grubunda olduğu gibi psikologları da uzaktan çalışma modeliyle tanıştırdı. Uzun süreli kapanmalar ve sokağa çıkma yasaklarının tetiklediği psikolojik sorunlar, aile içi çatışmalar ve pek tabi özgürlük alanının dört duvar arasında kalması psikologlara olan ihtiyacı artırdı. Sağlık Bakanlığı’nın genelgesiyle sağlık ve hijyen önlemleri kapsamında psikolojik danışma merkezlerinin kapatılması, psikologları online terapiye yönlendirdi. Salgın öncesinde dünyada yaygınlaşmaya başlayan online psikolojik tedavi hizmeti, Türkiyede pandeminin getirdiği stres ve belirsizlik gibi faktörlerin etkisiyle hızla karşılık gördü. Stres, panik ve sinir bozukluğundan depresyona, sosyal fobiden çeşitli bağımlılık türlerinin tedavilerine kadar ruh sağlığının alanına giren her türlü sorunun giderilmesinde rol oynayan psikologlar, online görüntü uygulamalarıyla evlerimize geldi. Zaman ve mekan tanımadan saniyeler içinde danışanlarına ulaşan psikologlar, giderek kabaran ofis kiralarından kurtulmak için sanal ofisin kapısını çaldı. Kazançlarının büyük bölümünü ofis kiralarına yatırmak yerine, ticari kimliklerini sanal ofisin resmi iş adresi üzerinden sürdürmeyi seçen psikologlar, elde ettikleri maliyet tasarrufuyla işlerini büyütmeye odaklandı. Gelin sanal ofisin yarattığı maliyet avantajlarını psikologlar açısından ele alalım…

Pandemi depresyon ve kaygı bozukluklarını yaşamın merkezine getirdi

Yapılan araştırmalar dünyada her 2 kişiden birinin pandeminin başından beri duygusal ve zihinsel açıdan kendini kötü hissettiğini gösteriyor. Pandemi stresinin tüm dünyanın psikolojisini bozduğu aşikar. Sağlığa ilişkin kaygıların artması, kapanmalar ve sokağa çıkma yasaklarıyla sosyal özgürlüğün neredeyse tümüyle yitirilmesi, depresyon ve kaygı bozuklukları gibi sorunları yaşamın merkezine getirdi. İşin ve okulun eve taşınmasıyla evlerde hane halkıyla geçirilen süredeki artış da pandeminin psikolojik yükünü artırdı. Hareket kısıtlamalarıyla kaybedilen özgürlükler, aile içi çatışmalara ve psikolojik sorunlara yeşil ışık yaktı. Queensland ve Washington Üniversiteleri tarafından yapılan araştırma, pandeminin en keskin virajı döndüğü 2020de dünya genelinde depresyon vakalarının %26, kaygı bozukluğu yaşayanların oranının %28 civarında arttığını gösteriyor. 2020de dünyada salgınla bağlantılı 52 milyon kişinin depresyon, 76 milyon kişinin de kaygı bozukluğu olarak tanımlanan anksiyete geçirdiği tahmin ediliyor. Bakım ve ev işlerinin ağırlığı nedeniyle kadınların ev işi şiddeti mağduru olarak depresyon ve anksiyete sorunlarıyla daha sık karşılaştığını ortaya koyan araştırma çalışmasına göre, 20-24 yaş arasındaki gençler pandemiden ruhsal açıdan en çok etkilenen kesim oldu.

Türkiyenin akıl ve ruh sağlığı karnesi zayıf

Peki ülkemizde durum nasıl? Ipsos tarafından geçtiğimiz yıl yapılan araştırma, Türkiyede de durumun pek parlak olmadığını gösteriyor. Türkiyenin akıl ve ruh sağlığı, ekonomik kaygılar, yakınların kaybedilmesi ve izole yaşamın getirdiği temel sorunlar nedeniyle alarm veriyor. Araştırmaya göre, Türkiyede nüfusun %61i bir yıl önceye göre ruhsal ve mental açıdan kendini daha kötü hissediyor. 30 ülkede 70 yaşının altındaki 21 bin kişiyle gerçekleştirilen araştırma çalışmasında, Türkiyede akıl ve ruh sağlığının 2021in başından bu yana kötüye gittiğini söyleyenlerin oranı yüzde 43’ü buluyor.

Psikoloji temalı diziler psikolojik sorunlarla yüz yüze getirdi

Sosyal izolasyonun yaşamlardaki karşılığı herkes için aynı olsa da evde farklı sorunları beraberinde getiriyor. Değişen çalışma koşulları, artan iş yükü, özgürlüğün kısıtlanması, bazı evlerde çatışma ortamı yaratırken, bazısında fiziksel ve psikolojik şiddeti baş köşeye oturttu. Tüm bu etkenler psikolojik desteği kaçınılmaz hale getirdi. Bu konuda istatistiki bir veriye ulaşmak oldukça zor olsa da dizi izleyicileri üzerinde yapılan bir araştırmanın tespitleri hayli ilginç! Son yıllarda gerçek hayat hikayelerini konu alan psikoloji temalı dizilere ilginin arttığını gösteren araştırmaya göre, izleyicilerin %65i psikolojik sorunlarına bu diziler üzerinden çare aramaya başladı. Kırmızı Oda, Masumlar Apartmanı, Camdaki Kız gibi dizilerin ana karakterlerinde kendilerini görenler, bu zamana kadar köşe kapmaca oynadıkları psikolojik sorunlarıyla da yüz yüze gelme şansı buldu. Araştırmanın daha ilginç olan tespiti ise şu: Psikoloji temalı dizileri izleyenlerin %26sı sorunlarını gizlemekten vazgeçti. Özellikle metropolde yaşayan kadınların %10unun bu dizileri izledikten sonra psikolojik destek almaya başladığı gözlendi. Online hizmet platformu tarafından açıklanan verilere göre, online psikolog taleplerinin geçtiğimiz yıl %63 artışla 2021in trendleri arasında zirvede yer bulması talepteki artışı rakamsal olarak ifade ediyor.

Psikologlar ve danışanlar arasındaki mesafeler ortadan kalktı

Gelin şimdide konuya psikologların gözünden bakalım. Pandeminin en çetin döneminde ofislerini kapatmak zorunda kalan psikologlar, danışanlarından oldu. Mevcut tedavi süreçlerinin aksaması bir yana, işlerinin sürdürülebilirliğini sağlayan potansiyel kitle de sağlık ve hijyen hassasiyeti nedeniyle taleplerini erteledi. Gelişen dijital teknolojiler herkes için zorlu geçen sürecin panzehiri oldu. Toplantı ve sohbet uygulamaları üzerinden danışanlarına ulaşan psikologlar, bir yandan mevcut tedavilerin devamlılığını sağlarken, diğer yandan yeni danışanlara kolaylıkla ulaşabilmenin avantajını yaşadı. Pandemi öncesinde yüz yüze terapilere yalnızca bir alternatif olarak gösterilen online tedavi, fiziksel mesafeleri ortadan kaldıran yönüyle danışanlar ve psikologları güvenli bir limanda buluşturdu. Online psikolog hizmetinin danışanlara lokasyondan bağımsız seçim yapma özgürlüğü sunması, alanının en iyisi olan psikologların iş hacmini artırdı. Salgın öncesinde farklı bir şehirde ya da ülkede yaşayanların büyük şehirlerde yüksek marka bilinirliğine sahip uzmanlara ulaşma şansı hemen hiç yokken, online tedavi binlerce kilometrelik mesafeleri ortadan kaldırdı. Online terapi, konum özgürlüğü avantajıyla giderek yaygınlaştı.

Resmi iş adresi hizmeti psikologları sanal ofise taşıdı

Edirneden Ardahana Türkiyenin dört bir yanından hatta yurt dışından gelen talepleri karşılayan psikologlar, bir yandan kazançlarını artırırken diğer yandan kullanılmayan ofislerin maliyet yüküyle karşı karşıya kaldı. Psikologlar için saygınlık göstergesi olan ofisler, kağıt üzerindeki resmi adres olmaktan öteye gidemedi. Ofislerin işlevini yitirmesi, kira için her ay ödenen binlerce lirayı boşa giden bir harcama haline dönüştürdü. Pandemi öncesinde ofislerinin şehrin merkezi noktalarındaki adreslerini danışanlarına ulaşmakta etkili bir araç olarak kullanan psikologlar için sanal ofis, bu noktada çözüm merkezi oldu. Sanal ofisin ayda 550 TLden başlayan fiyatlarla sunduğu şehrin merkezi noktalarında yer alan resmi iş adresi hizmeti, psikologların fiziki ofislerini sanal ofise taşıdı.

Sanal ofisle kazançlarını vergilendiriyorlar

Pandemi, psikologlar ve danışanlar arasındaki iletişimi 1- 2 saatlik terapi seanslarının tekelinden çıkardı. Gelişen teknoloji psikologları her an ulaşılabilir hale getirdi. Psikologların maliyetlerini dengede tutmalarını sağlayan sanal ofis, onları dört duvar arasından çıkararak mobil hale getirdi. Yenilikçi bilimsel teknikleri kullanarak danışanlarının sorunlarını en kestirme yoldan çözmeyi başaran psikologlar, dijital teknolojinin gücüyle kısa sürede ilişki ağlarını genişletebiliyor. Sosyal medyanın saniyelere endeksli tanıtım gücüyle bir anda milyonlarca takipçi sayısına ulaşmaları da kabarık reklam bütçelerini ortadan kaldırdı. Sosyal izolasyonun getirisi olan bu süreç, psikologları deyim yerindeyse sosyal medyanın yıldızı haline getirdi. Farklı uygulamalar üzerinden yaptıkları canlı yayınlar ve paylaştıkları yol gösterici içeriklerle potansiyel danışanlarıyla duygusal temas kurarak gönülleri fethettiler. Sanal ofise taşınarak elde ettikleri resmi iş adresi, hareket alanlarını genişletti. Sanal ofisin şehrin merkezi noktalarındaki resmi iş adresleri, psikologların tanıtım faaliyetleri için yasal bir dayanak noktası oluşturdu. Alanında uzman, tecrübeli ve yüksek bilinirliğe sahip bir psikoloğun buna ihtiyacı var mı?” dediğinizi duyar gibiyiz. Şüphesiz var. Gelin anlatalım…

Sanal ofis danışanlar ve psikologlar arasında güven köprüsü kurdu

Sahte doktor, sahte öğretmen, sahte avukat ve diğerleri… Bugün arama motoruna bunlardan herhangi birini yazsanız yüzlerce vaka ile karşılaşabilirsiniz. Psikolog unvanı ile TV kanallarında tartışma programlarına katılan hatta yasal olmasa da markaların ürünlerinin tanıtımını yapan, yüz binlerce takipçisi bulunan sahte psikoloğu hatırlatalım. Anlayacağınız üzere pandemide herhangi bir uzmanlık alanı olmayan sahte psikologlar, sosyal medya aracılığıyla sözde terapi uygulamaya başladı. Herhangi bir lisansa ya da belgeye sahip olmadan psikolog rolüne bürünerek haksız kazanç elde etmeleri de cabası! Sosyal medyada bol takipçileri olması, hatta sahte danışan yorumlarıyla işi bir adım ileri götürmeleri, çok sayıda internet sitesinde reklam vermeleri gibi unsurlar bir araya geldiğinde inandırıcılıklarını artırmaya yönelik attıkları adımlarla hedefi 12den vurmayı başardılar. Bu tür sahte psikologların sayısındaki artış karşısında, Türk Psikologlar Derneği kamuoyunu aydınlatıcı açıklamalar yapsa da her an karşımıza sahte bir psikolog çıkabilir. İşte tam da bu noktada sanal ofis, psikologların neredeyse lisansları kadar güvenilirliğini kanıtlayan bir etki yarattı. Adres hanesine sanal ofisin resmi iş adresini ekleyen psikologlar, böylece vergi mükellefi olarak yasal kimliklerini deşifre edebildi. Konunun eğitimini almadan ve herhangi bir yetkinlik kazanmadan insan psikolojisi gibi hassas bir alanda terapi, hipnoz gibi uzmanlık gerektiren tedavi yöntemlerinin uygulanmasının yaratabileceği tehlikelerin ucu bucağı yok! İşte bu tehlikeler, danışanların güven arayışlarını artırdı. Sanal ofis psikologlar ile danışanlar arasında güvene dayalı köprüler kurdu.

Sanal ofis psikologlara teknolojik açılım getirdi

Fiziksel ofislerin kabaran maliyetlerinden kurtularak sanal ofis aracılığıyla resmi kimliklerini sürdüren psikologların verdikleri hizmetleri faturalandırmaları, güvenilirliklerinin bir göstergesini oluşturuyor. Sanal ofisin sunduğu esneklikle kendi iş modellerini geliştirerek gelirlerini artırmaya yönelik yeni stratejiler geliştirebiliyorlar. Fiziksel ofislerde alışkın oldukları kargo, posta ve çağrı yönetimi gibi hizmetler de sanal ofis tarafından karşılanıyor. Bu sayede sadece işlerine odaklanarak aylık bilançolarını büyütebiliyorlar. Bilgisayarları ve cep telefonları yanlarında olduğu müddetçe turistik seyahatlere çıkabiliyor, çalışacakları mekanları özgürce seçebiliyor, sosyal ilişkilerine daha fazla zaman ayırabiliyorlar. Üstelik bütün bunları yapmaları için eskiden olduğu gibi bir asistana da ihtiyaçları yok. Yapay zeka destekli teknolojik uygulamalardan destek alarak işlerini dijital teknolojinin yönetimine emanet edebiliyorlar. Sanal ofisin yarattığı teknolojik açılım, psikologların kariyer basamaklarını tırmanmalarını hızlandırırken popülerliğini de artırıyor.

Görüldüğü üzere sanal ofis psikologlara sadece maliyet avantajı sağlamıyor, onların gelecek hedeflerine ulaşmalarına da kılavuzluk ediyor. Kazançlarını giderek kabaran ofis kiralarına harcamak yerine ofislerini sanal ofise taşıyan psikologlar, zaman ve mekandan bağımsız bir şekilde hedef kitlelerini genişleterek marka bilinirliklerini artırabiliyor. Sanal ofislerin resmi iş adresleriyle işlerine güven odaklı bir yapı kazandırabiliyor, sosyal medyanın gücünden de faydalanarak işlerine verimlilik kazandırabiliyorlar. Ofise gitmek için harcadıkları zamanı kendilerine yatırım yapmak için kullanarak alanının en iyisi unvanlarını geleceğe taşıyabiliyorlar.

Olmadık Ofis ile ayda 550 TLden başlayan fiyatlarla ofisiniz hazır!

Siz de kazancını ofis kiralarına değil geleceğe yatırmak isteyen bir psikologsanız, sanal ofisle tanışmanızın tam zamanı. Sanal ofisin getirdiği maliyet tasarrufundan faydalanarak geleceğinizi güvence altına almak isterseniz, ayda 550 TL’den başlayan fiyatlarla sanal ofis kiralayabileceğiniz Olmadık Ofis tam size göre! Olmadık Ofis’i şirketinizin resmi adresi olarak kayıtlara geçirerek ticari kimliğinizi sürdürebilir, elde ettiğiniz zaman tasarrufuyla da daha geniş kitlelere ulaşarak işinizi büyütebilirsiniz! Sanal ofis ve paylaşımlı ofis modellerinin en işlevsel özelliklerini bir araya getirerek sektöre alışılmışın dışında bir sanal ofis deneyimi kazandıran Olmadık Ofis, sunduğu sanal ofis 

kiralama hizmetiyle kendi şirketini kuran psikologların ayda binlerce lirayı bulan ofis maliyetlerini tek tıkla ortadan kaldırıyor.

Abonelik modeliyle hizmet veren Olmadık Ofis, rengarenk sokaklarıyla İstanbul'un ilham kaynağı semtlerinden Balattaki ve şehrin en kozmopolit bölgelerinden Caddebostandaki binasını resmi adres gösterme olanağı sunuyor. Yalnız resmi adres sunmakla da kalmıyor, Olmadık Ofis kullanıcılarının posta ve çağrılarını da yönlendiriyor. Üyeler, Olmadık Ofisin sosyal mesafe kuralları gözetilerek ileri teknolojilerle tasarlanmış fiziksel alanlarını ise ücretsiz kullanılabiliyor. Ayrıca ortak çalışma alanlarında Türkiyenin ilk füzyon içecek mutfağı olan Olmadık Kahvelerin sıra dışı lezzetleri de deneyimlenebiliyor. Siz de bir kahve tutkunuysanız ve vanilyanın rahatlatıcı etkisini seviyorsanız, coffee amigo’yu denemenizi öneririz.

Online çalışma modelinin getirdiği zaman ve maliyet tasarrufuyla işini büyütmeyi hedefleyen bir psikolog olarak, bütçenizi ofis kiralarına değil, sektördeki başarınızı artırmaya ayırmak için Olmadık Ofisinizi hemen kiralayın!