KÜTÜPHANE

Sanal Ofis ve Pandemi Süreci

page_title

COVID-19 pandemisi, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de yaşam alışkanlıklarının değiştirilmesi zorunluluğunu beraberinde getiriyor. Salgın sebebiyle sosyal temasın en aza indirilmesi gerekliliği ise en çok iş yaşamını etkiliyor. Çok sayıda kişi çalışmalarını evden sürdürebilse de ofislere olan ihtiyaç halen devam ediyor. Yasal adres beyan etme gerekliliği, kargo ve postaların takip edilmesi gibi zorunluluklar konusundaki en etkili çözümler arasında ise sanal ofisler öne çıkıyor. Resmi bir iş yeri adresine sahip olmanızı ve çalışmalarınızı dilediğiniz yerde gerçekleştirebilmenizi sağlayan sanal ofisler, pandemi sürecinde finansal zorluk yaşayan pek çok şirket için ideal seçenekler olarak dikkat çekiyor.

Sanal Ofis Nedir?

Yasalar gereğince ticari faaliyete sahip tüm kuruluşların ve vergi mükellefi olan serbest çalışanların resmi bir adrese sahip olması gerekiyor. Resmi adresler, aynı zamanda şirkete gelen postaların, kargoların, faturaların ve ürün numunelerinin teslim alınabilmesi açısından da büyük önem taşıyor. Bu sebeple de pek çok şirketin en büyük gider kalemleri arasında ofis masrafları da yer alıyor. Çeşitli kuruluşlar tarafından sunulan sanal ofis hizmeti ise fiziksel olarak ofise ihtiyaç duymayan ticari kuruluşların ve mükellef şahısların yasal zorunluluktan doğan masrafları en aza indirmesine yardımcı oluyor. Sanal ofis hizmetinden faydalanan şirketler, gerçek bir resmi adres sahibi olabiliyor ve çeşitli posta gönderilerini yine aynı adres aracılığıyla takip edebiliyor. Ayrıca sanal ofislerde müşteri tercihine göre sekreterlik hizmeti de verilebiliyor. Bu sayede şirketlerin tüm iletişim ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabilen sanal ofisler, çok uygun fiyat seçeneklerine sahip olmaları ile şirket bütçesine büyük bir katkı sağlıyor. Sanal ofisler, aynı zamanda şirketine prestij kazandırmak isteyen girişimciler tarafından da sıklıkla tercih ediliyor. Kurumsal yapıları sayesinde şirketinizin profesyonel ve etkileyici bir imaj kazanmasına yardımcı olan sanal ofisler, müşteriler üzerinde olumlu bir intiba bırakmanızı kolaylaştırıyor. 

Sanal Ofisin Diğer Ofislerden Farkı Nedir?

Sanal ofis konsepti; hazır ofis, paylaşımlı ofis ve ortak ofis gibi benzer kavramlarla sıklıkla karıştırılıyor. Oysa bu ofis türleri arasında büyük farklar bulunuyor. Sanal ofisin kavramının diğer ofis konseptlerinden en büyük farkı ise gerçek bir ofis ortamı içermemesi. Diğer seçeneklerin tamamında fiziksel ofisler yer alıyor ve bu konseptler arasındaki farklar, çalışma alanlarının ortaklaşa ya da dönüşümlü olarak kullanılması gibi detaylardan kaynaklanıyor. Sanal ofis kavramı ise resmi ve yasal yollardan bir şirket adresi edinmeniz amacıyla kullanılıyor ve fiziksel bir çalışma alanı içermiyor. Size büyük bir özgürlük tanıyan sanal ofisler, pandemi sürecinde işlerinizi güvenli ve ekonomik bir şekilde sürdürebilmenize de yardımcı oluyor. COVID-19 salgını süresince işletme ya da şirketinize ait faaliyetleri sürdürmenin en pratik yolları arasında yer alan sanal ofisler, sosyal temasınızı en düşük seviyeye indirirken şirket masraflarınızı da azaltıyor.

Sanal Ofisle Pandemiden Korunma Yolları Nelerdir?

Sanal ofis kiralamak için resmi kuruluşu gerçekleşmiş bir şirket sahibi olmanız yeterli oluyor. Şirketinizin daha önceki süreçte fiziksel bir ofiste faaliyet göstermesi ise sanal ofis kiralamanız konusunda herhangi bir engel teşkil etmiyor. Sanal ofisler ayrıca vergi mükellefi olan ve yasal adres beyan etme zorunluluğu bulunan serbest çalışanlar tarafından da tercih edilebiliyor. Bu sebeple, pandemi sürecinden etkilenmek istemeyen ve işlerini uzaktan yürütebilen şirket ve kişilerin fiziksel ofislerini tahliye ederek sanal ofislere geçmesinde büyük yarar bulunuyor. Çalışmaları fiziksel ofislerde sürdürmek, COVID-19 virüsüne temas etme riskini yüksek seviyelere çıkarıyor. Hem Türkiye'de hem de dünya genelinde salgına yakalanan kişilerin önemli bir bölümünün virüsle iş yerinde ya da işe giderken kullanılan toplu taşıma araçlarında temas ettiği öne sürülüyor. COVID-19 virüsünün tam anlamıyla ne zaman çözüme kavuşturulacağı sorusu ise halen cevap bulabilmiş değil. 2020 yılının temmuz ayına dek dünya genelinde yaklaşık 11 milyon kişiye bulaşan virüsün yalnızca tek bir kişiden çıkmış olması, pandeminin her an yeniden tehlikeli boyutlara ulaşabileceğinin açık habercisi. Bu sebeple, faaliyetlerini kalıcı olarak ofis dışında sürdürme imkânı bulunan kişilerin ofis ortamını tamamen terk etmesi ve sanal ofis uygulamalarını tercih etmesi, virüse yakalanma riskini azaltmanın en etkili yolları arasında yer alıyor.

Sanal Ofislerin Ekonomik Faydaları Nelerdir?

Coronavirüs salgını, dünya genelinde büyük bir ekonomik bilançoya yol açmış durumda. Türkiye de, salgının ekonomik açıdan sarstığı ülkeler arasında bulunuyor. Salgının ilk döneminde yayınlanan genelgeler sonucunda geçici olarak askıya alınan iş yeri sayısı, 150 binin üzerinde. Bu işletmelerden yaklaşık 20 bin tanesinin ise kalıcı olarak kepenk indirdiği tahmin ediliyor. Kısa Çalışma Ödeneği'ne bir milyondan fazla, sosyal desteklere 6 milyondan fazla kişinin başvurmuş olması da salgının yol açtığı ekonomik sıkıntının boyutlarını gözler önüne seriyor. Bu sebeple de irili ufaklı tüm ticari işletmelerin mevcut ekonomik koşullardan etkilenmesi kaçınılmaz hâle geliyor. Sanal ofis seçenekleri, pandemi sürecinin zorlayıcı koşullarından daha az etkilenmek isteyen işletmeler için de son derece cazip fırsatlar sunuyor. İş yerinizi tamamen sanal ofise taşımak ve tüm çalışmalarınızı dilediğiniz yerde sürdürmek, masrafları asgari düzeye indirebilmenizi ve bu sayede pandemi sebebiyle zorlaşan ekonomik koşullarda daha rahat bir şekilde ayakta kalabilmenizi sağlıyor. Ofis kirası, ofis personeli gideri, temizlik ve mutfak masrafları gibi zorunlu kalemlerden tek seferde kurtulmanızı sağlayan sanal ofisler, giderlerinizin önemli bir bölümünü ortadan kaldırıyor ve iş hacminiz küçülse dahi kârınızın yüksek kalmasına yardımcı oluyor.

Sanal Ofisin Yeni Girişimlere Etkisi Nasıldır?

COVID-19 pandemisi, tüm sektörler için kötü haber anlamına gelmiyor. Tüm krizlerde olduğu gibi salgın ekonomisinde de girişimcileri yeni fırsatlar bekliyor. Pandemi sebebiyle reel sektörün yaşadığı zorluklar, yeni kurulacak firmalar tarafından kendilerini gösterme fırsatı olarak değerlendirilebiliyor. Özellikle pandemi sebebiyle e-ticaret hacminin artması ve yalnızca Türkiye'de dahi 2 milyon yeni müşterinin online alışveriş dünyasına dahil olması, uzaktan verilen hizmetlerde çok sayıda girişimci için yeni alan açıldığı anlamına geliyor. Sanal ofisler, bu süreçte iş kurmak isteyenler için de önemli fırsatlar olarak dikkat çekiyor. Eğer siz de yeni bir ticari girişimde bulunmayı planlıyorsanız, sanal ofis kiralama yöntemine başvurarak girişim projenizi son derece düşük bütçelerle hayata geçirebilirsiniz. Ofis giderlerine bütçe ayırma ihtiyacı duymadan çalışmaya başlayabilir, pandemi sürecini yıllardır hayalini kurduğunuz iş açma fırsatına dönüştürebilirsiniz.

Hizmet kolunuza göre dilerseniz evinizden, dilerseniz de uygun gördüğünüz herhangi bir yerden çalışabilir, sanal ofisiniz sayesinde şirketinizi açtığınız ilk günden itibaren müşterilerinizde kurumsal ve prestijli bir işletme izlenimi uyandırabilirsiniz. Sanal ofisler, pandemi sürecinde kapanmak zorunda kalan şirketler açısından da önemli bir fırsat olarak öne çıkıyor. Sanal ofisler, pandemi sürecinde maddi sorunlar ya da sağlık endişesi sebebiyle ofisini tahliye etmek zorunda kalan şirketleri tamamen kapanmaktan kurtarıyor. Eğer COVID-19 salgını sebebiyle ofisinizden çıkmak zorunda kaldıysanız, şirketinizi kapatmak yerine son derece ideal bir fiyata sanal ofis kiralayabilir ve ticari faaliyetlerinizi sürdürebilirsiniz. Bu sayede müşterilerinize hizmet vermeyi sürdürebilir ve şirketinizi ayakta tutabilirsiniz. Pandemi sonrasında ise dilerseniz yeniden fiziksel bir ofise geçebilir, dilerseniz de çalışmalarınızı sanal ofis sistemiyle devam ettirebilirsiniz.