KÜTÜPHANE

Sanal ofisler, video prodüksiyon ve fotoğrafçılıkla uğraşanlara neler vadediyor?

Sanal ofisler, video prodüksiyon ve fotoğrafçılıkla uğraşanlara neler vadediyor?

Bugün televizyon başta olmak üzere çeşitli teknoloji ve sosyal medya platformları aracılığıyla izlediğimiz her türlü video içeriği, kapsamı ne olursa olsun prodüksiyon çalışması gerektiriyor. 45 dakika süren bir TV dizisinden, 30 saniyelik reklam filmine kadar hemen hepsinde prodüksiyonun parmağı var. Instagram’da canlı yayın da yapsak, bir fotoğraf da paylaşsak tek başımıza küçük çaplı bir prodüksiyon ajansı kuruyoruz. Gün ışığını doğru açıdan yakalamaya çalışıyor, uygulamalardan destek alarak video montajlıyor, fotoğraflarımız üzerinde oynamalar yapabiliyoruz. Prodüksiyon, sosyal medya platformları aracılığıyla bugün neredeyse herkesin aşina olduğu bir konu haline geldi. Evde, işte, okulda, sokakta, tatilde, hayatımızın her noktasında hepimiz set amiriyiz! Peki biz birtakım uygulamalardan da destek alarak dilediğimiz her yerde sadece bir telefon üzerinden bu işi yapmakta bu kadar ustalaşırken, video prodüksiyon ve fotoğraf ajansları ve çalışanları ofise ne derece ihtiyaç duyar? Konuya tersten bakalım. Çalışanlarının neredeyse tümünün sahada olduğu bir ajansın ayda binlerce lira ofis kirası vermesi ne derece mantıklı? Hemen her sektörde iş yapış biçimlerini tümüyle değiştiren pandemi, prodüksiyon ve fotoğraf ajansları ile çalışanlarını nasıl etkiledi? Gelin birlikte bu soruların yanıtlarını arayalım.

Video prodüksiyon çalışanları ve fotoğrafçılar uzaktan çalışmaya uyumlu

Öncelikle şunu belirtelim, hangi sektörde çalışıyorsak çalışalım, uzaktan çalışmayı hepimiz çok sevdik. McKinsey’nin yaptığı bir araştırmaya göre, çalışanların yüzde 80'i evden çalışmaktan oldukça memnun. Üstelik evden çalışanların yüzde 40’ı daha üretken olduğunu düşünüyor. Deloitte Türkiye tarafından yapılan İşin Geleceği: Uzaktan Çalışma Sisteminde Organizasyonel Dayanıklılığı Korumak başlıklı araştırma, medya ve reklam sektörünün yüzde 87,5’lik oranla uzaktan çalışma modeline en hızlı uyum sağlayan sektör olduğunu gösteriyor. Video prodüksiyon ve fotoğrafçılık faaliyetleri de iş yapış biçimleri nedeniyle medya ve reklam sektörünün bünyesinde konumlanıyor. O halde bu oran bize video prodüksiyon ve fotoğraf ajansları çalışanlarının uzaktan çalışma modeline kolaylıkla uyum sağladığını gösteriyor.

Freelance çalışanlar video prodüksiyon ve fotoğraf ajansları için potansiyel

Video prodüksiyon ajanslarında fotoğrafçısından grafikerine, motion designer’ından animasyoncu, kurgucu ve set teknisyenine, hatta metin yazarı ve müşteri temsilcisine varana kadar çok sayıda çalışana ihtiyaç duyuluyor. Ancak bu ihtiyacı, yürütülen projeler şekillendiriyor. Proje, sadece bir fotoğraf çekiminden ibaretse işe sadece fotoğrafçı, motion video yapılacaksa işe sadece motion designer dahil ediliyor. Bir dizi seti oluşturulacaksa metin yazarına ya da müşteri temsilcisine ihtiyaç duyulmayabiliyor. Bu örnekten yola çıkarsak her video prodüksiyon ajansında fotoğrafçısından, motion designer’ına varana kadar çok sayıda çalışan istihdam edilmesi gereksiz bir maliyet oluşturabiliyor. Bu nedenle prodüksiyon ajansları freelance çalışanlara sıcak yaklaşan alanlar arasında yer alıyor.

Ofislerini kapatan ajanslar sanal ofise yöneldi

Pandemi döneminde evde geçirilen zamanın artmasıyla dizi enflasyonundaki yükseliş, prodüksiyon şirketlerinin teşrikimesaisini artırdı. Prodüksiyon öncesi ve sonrasını kapsayan aşamalar, sessizliğe bürünen ofisler yerine, evlerde ya da sanal ofis gibi her türlü çalışma modeline alan açan yeni nesil oluşumlarda tamamlandı. İşlevini yitiren ofisler, ajanslara binlerce liralık kira masrafı yaratmayı sürdürdü. Bazı ajanslar ofis ortamından tümüyle vazgeçme cesareti gösterdi. Ancak bu karar, onları bir nevi kartvizit işlevi gören resmi adreslerinden etti. Aylık çok cüzi rakamlarla resmi adres, çağrı, posta ve kargo yönetimi ile gerekli görüldüğünde toplantı yapma gibi imkanlar sunan sanal ofisler, ajansların imdadına yetişti. Fiziksel açıdan sadece ihtiyaç duyulduğunda kullanılan bu ofisler, resmi adres olarak gösterildiği için ajansların meşruiyetini sürdürmesini de olanaklı kıldı.

Maliyetleri düşürüyor, işte verimliliği artırıyor

Video prodüksiyon ajansları için sanal ofisler, maliyetlerin optimum düzeyde tutulması ve işte verimliliğin artırılması açısından büyük kazanım sağladı. Dev metrekarelerin yerini alan, üstelik her türlü servis sağlayıcılarla zenginleştirildiğinden herhangi bir dekorasyon ya da teknoloji yatırımı gerektirmeyen sanal ofisler, video prodüksiyon ajanslarının ofis ihtiyacını karşıladı. Pandemiyle birlikte oluşan yeni ofis standartlarına yönelik geliştirilen sanal ofisler, gittikçe fiziksel ofislerin yerini almaya başladı. Her açıdan bakıldığında kim ayda binlerce lira vermek yerine oldukça küçük bir bütçeyle bir ofisten beklediği hizmeti almak istemez ki?

Sanal ofisler freelance çalışanların kartviziti

Pandemiyle birlikte giderek yaygınlaşan uzaktan çalışma, işlerin evlerden sürdürülmesi nedeniyle çalışanları freelance iş modeline daha da yakınlaştırdı. Son yıllarda dünyada ve Türkiye’de giderek popüler hale gelen bu modeli benimseyenler arasında, video prodüksiyon ve fotoğrafçılık işiyle uğraşanların hatırı sayılır bir payı oluştu. Kimisi bir ajansa bağlı olmakla yetinmeyip çalışanlar arasında “ek iş” olarak tanımlanan freelance işlerle bütçelerini destekliyor. Kimisi de bir ajansa bağlı olmadan, tek başına işlerini evden ya da sanal ofislerden sürdürüyor. İşverenlerle freelance çalışanları buluşturan platformlardan elde edilen verilerden hareketle, bundan 3 yıl öncesinde Türkiye’de freelance çalışan sayısının 1,3 milyon kişi olduğu düşünülüyor. Bu sene sayının 2 milyonu aştığı tahmin ediliyor. Dahası, sadece 2 yıl sonra, yani 2023 yılında bu rakamın 8 milyonu bulması, iş büyüklüğünün 3 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bunlar elbette tahmini rakamlar. Çünkü bu iş modelinde yapılan işlerin kayıt altına alınması oldukça zor. Genelde işlerini tanıdıkları vasıtasıyla başkası adına faturalandırarak ya da gider pusulasından yararlanarak sürdürüyorlar. Bu tür yöntemler işleri kolaylaştırabiliyor gibi görünse de çalışanlar, ofis adresi göstermedikleri için potansiyel müşterilere ulaşmakta zorluk yaşayabiliyor. Kartvizitlerini sanal ortama sunamadıkları için de vitrinleri eksik kalıyor. Sanal ofis, video prodüksiyon ve fotoğrafçılık işleriyle uğraşanların resmi ofis adresi arayışlarına çözüm sunuyor. Çalışanlar tüm iletişim ihtiyaçlarını sanal ofisin resmi adresi üzerinden kolaylıkla giderebiliyor.

Sanal ofisler yeni iş fırsatları sunuyor

Bir ajansa bağlı olarak uzaktan çalışmanın pek çok açıdan freelance çalışma modeliyle ortak özelliklere sahip olduğu yadsınamaz bir gerçek. Konuyu video prodüksiyon ve fotoğraf ajanslarının demirbaşı fotoğrafçılar, motion designer’lar, animasyoncular açısından ele alalım. Bu meslek sahiplerinin freelance olarak katkıda bulundukları her projede sergiledikleri performans, yeni projeleri beraberinde getiriyor. İşlerini geliştirdikleri, çağı yakaladıkları, fark yaratan işler gerçekleştirdikleri ve memnuniyeti korudukları müddetçe iş akışı artarak devam ediyor. Böylece gelirleri de katlanarak artıyor. Bir ajansa bağlı olarak çalışanların ise yaptıkları iş ne kadar iyi olursa olsun, ay başında aldıkları maaş belli! En iyi ihtimalle performansları dahilinde prim hakkı elde ediyorlar.

Sanal ofisler, freelance çalışanlar için network’lerini genişletip gelirlerini daha da artırabilme olanağı sunan bir atmosfer yaratıyor. Fotoğrafçılar için sanal ofis, fotoğraflarını düzenleyebilecekleri, onları paylaşıma açabilecekleri teknolojik ortamı yaratıyor. Motion designer’lar için sanal ofis, evdeki gürültüden uzak ancak evdeki rahatlığı bulabildikleri, sağlıklı bir şekilde saatlerce çalışabilecekleri bir adres oluyor. Animasyoncular ve sanal ofis de birbirinden farklı kulvarlarda değiller. Sanal ofis, geleneksel ofis ortamındayken konsantrasyonlarını dağıtabilecek tüm unsurları ortadan kaldırıyor. Üstelik sanal ofisi kullananlar farklı şirketlerin çalışanlarıyla tanışıp, yeni iş olanakları geliştirebilme şansını da elde edebiliyor. Sanal ofisler, onlar için bir bakıma yeni iş fırsatları da yaratıyor.

Olmadık Ofis ile İstanbul’da iki kıtada ve Ankara’da sanal ofisiniz hazır!

Siz de ajans sahibi, çalışanı ya da freelancer olarak sanal ofisin getirdiği kolaylıklardan faydalanmak isterseniz, Olmadık Ofis tam size göre! Sanal ofis ve paylaşımlı ofis modellerinin en işlevsel özelliklerini bir araya getirerek sektöre alışılmışın dışında bir sanal ofis deneyimi kazandıran Olmadık Ofis, sunduğu sanal ofis kiralama hizmetiyle uzaktan çalışma veya hibrit modelini benimseyen video prodüksiyon ve fotoğraf ajanslarının, ajans yapılanması içine giren girişimcilerin ve işlerini freelance olarak sürdüren çalışanların binlerce lirayı bulan ofis maliyetlerini tek tıkla ortadan kaldırıyor. Abonelik modeliyle hizmet veren Olmadık Ofis, ayda sadece 100 TL'ye  Ankara Çankaya, 150 TL’ye İstanbul Balat lokasyonlarını resmi adres gösterme imkânı tanıyor. İstanbul Anadolu Yakası’nda prestijli bir adres isteyenlere ise ayda 200 TL’ye Caddebostan ofisini sunuyor. Yalnızca resmi adres sunmakla da kalmıyor, Olmadık Ofis kullanıcılarının posta ve çağrılarını da yönlendiriyor. Olmadık Ofis’in sosyal mesafe kuralları gözetilerek tasarlanmış fiziksel alanları ise Olmadık Ofis kullanıcıları tarafından ücretsiz kullanılabiliyor. Böylece Olmadık Ofis abonesi olan video prodüksiyon ve fotoğraf ajansları ile çalışanları toplantı trafiklerini sanal ofis üzerinden yönetebiliyor, projelerini rahatlıkla yürütebiliyorlar.

İster onlarca kişiye istihdam sağlayan bir video prodüksiyon ve fotoğraf ajansı, ister kendi ajansını kurmak isteyen bir girişimci ya da freelance çalışan olun, bütçenizi ofis kiralarına değil, sektördeki başarınızı artırmaya yönelik adımlara ayırmak istiyorsanız, Olmadık Ofis’inizi hemen kiralayın!