KÜTÜPHANE

Sanal ofislerle sürdürülebilirliğe katkıda bulunun!

Sanal ofislerle sürdürülebilirliğe katkıda bulunun!

İş dünyası iklim kriziyle yeniden şekilleniyor. İklim değişikliğinin gün geçtikçe daha çok hissedilmesi ise hem çalışanlar hem de yöneticilerin doğa ve çevre faktörlerine karşı hassasiyetini artırıyor. Pandemi döneminde uzaktan çalışma modelinin doğaya verilen zararı azaltması, iş dünyasının geleneksel çalışma metotlarını terketmeye başlamasına kapı aralıyor. Sanal ofisler ise bu aşamada işletmeler için birçok fırsatı beraberinde getirerek sürdürülebilir yaşama uzanan bir köprü işlevi görüyor.

Pandemiden bu yana dünya genelinde sürdürülebilir yaşama yönelik hassasiyet giderek artıyor. Konuya dair yapılan araştırmalar, insanların %80’inden fazlasının sürdürülebilirliğe pandemi öncesine kıyasla daha fazla önem verdiğini gösterirken, çalışanların %71’inin sürdürülebilir şirketleri daha cazip bulduğuna işaret ediyor. Pandemi koşulları hafiflese de - hatta tamamen ortadan kalksa da - geleneksel ofis alışkanlıklarının doğa ve çevreye verdiği zararı en aza indirmek için uzaktan çalışma modelini tercih eden şirketlerin sayısı artıyor. Fiziksel mekan ihtiyacının ortadan kalkması ise yüzleri sanal ofislere döndürüyor. 

Sanal ofisler şirketleri çevreye duyarlılıkta öne geçiriyor

Pandemiden bu yana pek çok şirket uzaktan çalışma yöntemini benimsedi. Pandemi koşullarının hafiflemesiyle ofisten çalışmaya başlayan ya da hibrit modeli benimseyenler olduğu gibi, “Bundan sonra yalnızca uzaktan çalışacağız” açıklamasını yapan şirketler de oldu. Bu noktada yasal bir adres imkanı sunarak şirketlerin pek çok yükümlülüğünü de onlar adına yerine getiren sanal ofisler, geleneksel ofis uygulamalarının doğaya verdiği zararı da önemli ölçüde azalttı. O halde sanal ofislerin doğaya kazandırdıklarına gelin birlikte bakalım!

Ne kadar az kağıt, o kadar çok ağaç!

Günümüzde teknolojik altyapılar şirketler için her ne kadar önemli bir varlık oluştursa da, birçok geleneksel ofis alışkanlıkları doğaya zarar veriyor. Her yıl yaklaşık 40 hektarlık alan yok edilerek üretilen kağıt ve kartonlar ise ofis alışkanlıklarına son veremeyen şirketler tarafından israf ediliyor. Uzaktan çalışma modeliyle sürdürülebilir ofis deneyimini benimseyen şirketler ise sanal ofisler aracılığıyla hem evrak giderlerini azaltıyor hem de her yıl yaklaşık 247 trilyon yapraklık kağıttan tasarruf sağlayarak 16,5 trilyon ağacı kurtarıyor.

Sanal ofisler karbon emisyon oranlarını düşürerek doğayı koruyor

Dünyamız sera gazları ve tekerlekli ulaşım araçlarından fazlasıyla etkileniyor. Tipik bir binek araç yılda yaklaşık 4,6 ton karbondioksit üretiyor ve bu fosil yakıtlı araçlar dünyadaki sera gazı emisyonlarından dolayı küresel ısınmada en az %20 oranında sorumluluk taşıyor. Özellikle pandemi kısıtlamalarının geçerli olduğu dönemde ise insanların araç kullanımını azaltması havadaki oksijen seviyesinin yükselmesine kapı aralayarak uzaktan çalışma modelinin dünyamızı kurtarmak için bir başka faydasına örnek oluyor.

Geri dönüşüme gerek kalmıyor çünkü sanal ofisler atıkları azaltıyor!

Endüstriyel ve ticari işletmeler başta olmak üzere birçok şirket geleneksel ofis alışkanlıklarıyla oldukça fazla atık üretiyor. Konuya dair yapılan araştırmalar ise bu kurumlar tarafından üretilen çöp miktarının her yıl 7,6 milyar tona kadar çıkabileceğine işaret ediyor. Pandeminin evden çalışma oranlarının en yüksek olduğu dönemlerinde ise işletmeler tarafından üretilen atık miktarının %67 düştüğünü gösteriyor.

Karbon ayak izine son!

Karbon ayak izi insan faaliyetlerinin çevreye verdiği zararı birim karbondioksit cinsinden ölçme tekniği olarak ifade ediliyor. İş dünyasının uygulamaları neticesinde ise şirketlerin sera gazı emisyonlarında yüksek bir etkisi olduğu biliniyor. Kaliforniya’daki orta ölçekli bir şirkette konuya dair yapılan bir araştırma ise karbon ayak izinin %98’ini bireysel ya da toplu taşıma araçlarıyla işe gidiş-gelişlerin oluşturduğuna işaret ediyor. Uzaktan çalışma metodunu benimseyerek sanal ofislere yönelen şirketler ise bu oranda 0,9 tonluk bir azalma elde ediyor.

Sürdürebilir bir yaşam için en kritik adım: Sanal ofisler!

İklim değişikliğinin son yıllarda gözle görülür ve hissedilebilir hale gelmesine rağmen iş dünyasının çalışma metotları çevreye zarar vermeye devam ediyor. Şirketlerin çoğu doğaya verdikleri zararı çeşitli gündelik eylemlerinden tasarruf ederek azaltmaya çalışsa da bu kalıcı ve yapıcı bir çözüm olarak yeterli sayılmıyor. Konuya dair farkındalık yaratmak isteyen kurum ve şirketler ise sürdürülebilir yaşam tarzına geçiş yapmak için arayışlara giriyor. Sanal ofisler ise bu aşamada şirketler adına doğayı koruyabilen ve iklim değişikliğinin etkilerini azaltabilen bir oluşum olarak karşımıza çıkıyor. Şirketlerin örgün çalışma düzenindeki alışkanlıklarından doğan yüksek enerji tüketimi, çevresel atık, kağıt israfı, karbon salımı gibi etkenlerin yol açtığı tahribatları onaran sanal ofisler şirketlerin sürdürülebilirlik çalışmalarının en kritik noktasında bulunuyor.

Sanal ofisler dünyayı yaşanabilir kılarken maliyetleri de düşürüyor!

Sanal ofisler iklim değişikliğine karşı çalışma tarzını değiştiren şirketlerin çözüm yolu olmanın yanı sıra, şirketlere yüksek maliyet yaratan pek çok konuda da avantaj sağlıyor. Öncelikle yönetici ve çalışanların bir mekan içinde çalışma zorunluluğunu ortadan kaldıran sanal ofisler, mekansal giderleri ortadan kaldırıyor. Yönetici veya çalışanların bir araya gelmeleri gereken görüşmelerde ise diledikleri kadar kullanabilecekleri toplantı mekanları sunarak hem kolektif hem de bireysel alan yaratıp çalışma verimliliğini artırıyor. Peki sanal ofisler şirketlerin resmi ya da özel hangi gerekliliklerini üstlenerek tasarruf sağlıyor?

  • Resmi iş adresi: Sanal ofisler uzaktan çalışma modeline geçiş yapan şirketlerin resmi adres ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Şirketler bu sayede hem kira masrafından kurtuluyor, hem de yasal bir adrese sahip oluyor.
  • Kargo: Şirketlerin kargo ve posta ihtiyacı kuşkusuz yoğun bir akışa sahiptir. Sanal ofisler ise üyelerine sunduğu kargo takibi fırsatıyla birlikte kurumların kargolarının tesliminde resmi iş adresini kullanmalarına olanak tanıyor.
  • Ofis bakımı: Fiziksel ofislerde rutin olarak gerçekleştirilmesi gereken ofis içi bakım masrafları şirketler için önemli bir gider kalemini oluşturuyor. Sanal ofisler ise bu zorunluluğu ortadan kaldırarak bakım maliyetlerine ayrılan bütçeyi şirketlerin farklı alanlarda değerlendirmelerine olanak tanıyor.

Olmadık Ofis ile hem çevreye duyarlı olun hem de verimliliğinizi artırın!

Sanal ofisler şirketlerin hem sürdürülebilir yaşam tarzına geçiş yapmasına, hem de gider kalemlerinden kısarak bütçelerini yaratıcı ekipleri tarafından yeni projelerde kullanılmasına olanak tanırken, Olmadık Ofis size daha fazlasını vaat ediyor! Abonelik modeliyle hizmet veren Olmadık Ofis, rengarenk sokaklarıyla İstanbul'un ilham kaynağı semtlerinden Balat’taki ve şehrin en kozmopolit bölgelerinden Cadddebostan’daki ofisini resmi adres gösterme olanağı sunuyor. Peki ya Ankara diyenlere ise Çankaya’daki merkeziyle ülkemizin başkentinde yol arkadaşı oluyor. Olmadık Ofis, kullanıcılarının posta ve çağrılarını da yönlendirmenin yanı sıra doğalgaz, su, Wi-Fi gibi rutin masraflardan arınmasını sağlıyor. Olmadık Ofis’in sosyal mesafe kuralları gözetilerek tasarlanmış fiziksel alanlarından ise kullanıcıları ücretsiz faydalanabiliyor. Böylece Olmadık Ofis abonesi olan çalışanlar toplantı ve birebir görüşmelerini sanal ofis üzerinden yürütebiliyor.

Siz de iş potansiyelinizi artırırken dünyayı yaşanabilir kılmak istiyorsanız, ayda 450 TL’den başlayan fiyatlarla Olmadık Ofis adresinden üye olabilirsiniz! Üstelik Türkiye’nin ilk füzyon mutfağını içeceklere taşıyan Olmadık Kahveler de cabası!